Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Temmuz 2013 Pazartesi

İSLAMDA VİCDAN




17- İSLAMDA VİCDAN


Vicdan : Bulma, bir şeyi bir halde görme, kalple hissetme,duygu, kendinden geçme, daime iyiyi kötüden ayıran ve seçen bir yapıya sahip olan kalpteki gizli his, kalp gözü, basiret veya sadece gönül, kalp anlamlarına gelir. Bilindiği gibi insan beden ve ruh olarak maddi ve manevi yapısı olan varlıktır. Ruhunda şeytani(şeytan, nefis, şehvet, hırs, kibir, bencillik) yönü olduğu gibi Rahmani( Melek, merhamet, sevgi, cömertlik. akıl v.b) yönü de vardır. Şeytani yönü insanı daima kötülüğe, dünyevi uhrevi perişanlığa, Rahmani yönü ise daima huzur, mutluluk, saadet, iyilik, güzellik, dünya ve ahirette kurtuluşa sonunda da cennete götürür. İşte vicdan bu rahmani melekelerin bir cüzüdür. Rahmani vasıfların bir parçasıdır. Ancak vicdanın sağlam kalıp ölmemesi için imana, Saflığının ve temizliğinin korunması için ise güzel ahlaka ihtiyaç vardır. Allah’ın emirlerine karşı gelmek, yasaklarını işlemek vicdanı zayıflatır ve zamanla öldürür. Nitekim Allah(c) kuran-ı kerimde şöyle buyurur.


AYET:(Mutaffifin-14)”Hayır bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini(vicdan) kirletmiştir.


Görüldüğü gibi haram işleyen insan vicdanını yok eder. Ancak kötülük işlemeyip Allah’ın emirlerini yerine getirenler. Kurtuluşa ereceklerdir. AYET:(Şems-7-10) ”Her bir nefse(ruha) ve onu düzenleyene, sonra da ona hem kötülüğü hem de ondan sakınmayı ilham edene and olsun ki. Onu(ruhunu) alabildiğine kötülüklerden tertemiz yapan muhakkak felah(kurtuluş) buldu. Onu(ruhunu) alabildiğine kötülüklere batırıp günah ile örten ise elbette hüsrana uğradı.


İnsanın ruhuna bir iyilik, kötülük, zarar duygusu, iyiliklerden hoşlanma ve kötülüklerden azap duyma hissi olan vicdan; Bu ayette görüldüğü gibi insanı sevap, hayır, iyilik ve güzel ahlakla süslendiğinde ve iman ile taçlandırıldığında kurtuluşa felaha kavuşturur. Fakat günah, kötülük, imansızlık, şirk, şehvet, gibi Allah’ın yasakladığı işlerde de insanı felakete götürür. Unutmayalım ki iman etmeden önceki vicdanı kendi çocuğunu diri diri gömmeye sevk ederken iman ettikten sonra Dağda başıboş dolaşan koyundan kendini sorumlu tutacak hale getirmiştir. Sadece bu örnek bile bize imanın vicdan üzerindeki etkisini anlatmaya yeter sanırım. Peygamberimiz(sav) buyurdu ki.


HADİS: ”Birr(iyilik ve itaat) güzel ahlaktır. İsm(günah ve kötülük ) ise vicdanını tırmalayan seni rahatsız ve huzursuz eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.(Müslim-şerhin Nevevi- cüz-16-3 Beyrut-1972-1392) Peygamberimiz(sav) şöyle buyurur.


HADİS: ” Ademoğlunun kalbine şeytan ve melek vasıtasıyla bir takım şeyler gelir. Şeytanın ilke edindiği şer ve hakkı yalanlamaktır. Melekler vasıtasıyla gelen şeyler ise hayır iyilik ve hakkı tasdiktir. Kalbinde hayır bulanlar bilsinler ki o Allah’tandır. Onlar Allaha hamd etsinler. Kalplerinde şer bulunanlar ise şeytandan Allaha sığınsınlar. (Mansır Ali Nafız Ettac 469)


Ruhun tatmin ve ızdıraplarını dindirmek, buhranlardan kurtulmak için Allaha onun peygamberi Muhammet(sav) e ve ahiret gününe iman etmek gerekir. Ebedi bir hayata yönelmeyen ve inanmayan bir ruhta saadet huzur yoktur. Gönüllerin ızdırapların sona ermesi, üzüntülerin ilacı, akıl ve vicdanlardaki boşlukların doldurulması iman ile mümkündür. Akıl ve vicdanlarını iman ile süsleyenlerde ruhi bunalım, psikolojik rahatsızlıklar ve akli dengeyi yitirme olmaz. Çünkü bu kişiler başlarına gelen bela ve musibetler karşısında umutsuzluğa kapılmazlar. Bütün bunların bir imtihan olduğunu bilir ve sabrederler. Ve bu bela ve musibetlerden kurtulmak için başkalarından değil bizzat Allahtan yardım isterler. Zaten günde 40 sefer (iyya keneğbudu ve iyya kenesteğin) Yarabbi yalnızca sana ibadet eder. yalnızca senden yardım beklerim. Dedikleri ve dua ettikleri için Allahtan ümit kesmedikleri için akli ve ruhi dengeleri sağlam kalır. Delirenler ve intihar edenler Allahtan ümit kestikleri için bu acıklı sona ulaşırlar. Halbuki Allah(cc) Kuran-ı kerimde birçok ayette her zorluktan sonra bir kolaylık yarattığını bize bildiriyor. İmanlı ve vicdan sahibi bir mümin hak ve batılı, hayır ve şerri tanır. Birbirinden ayırıp seçer. İyilikler karşısında hoşnut olur. Ve safa bulur. Kötülüklerden dolayı sıkılır ve üzüntü duyar. İmansız bir vicdana sahip olan bir kafirin vicdanı yok olur. Bugün iman etmeyen batılı kafirlerin vicdanı ortaktır. Kendi aralarında kendilerinden olanlara karşı son derece merhametli oldukları halde Müslümanlara karşı vicdansızdırlar. Yakın zamanda Avrupa’nın ortasında milyonlarca boşnak Müslümanı acımasızca öldürülürken, milyonlarca kızın ırzına geçilirken, hiç vicdanları sızlanmamış hatta seyirci kamışlardır. Hatta zalim sırplara el altından yardım etmişlerdir. Bugün ırakta, Afganistan da, Filistin de, ve dünyanın her yerinde Müslümanlara yaptıkları işkenceler, zulümler. İmansız vicdanın olmayacağına somut örnektir. Halbuki Müslümanlar savaşta dahi düşmana vicdanlı davranmışlardır. Zulüm etmemişlerdir. Yazıma son verirken vicdanların yok olduğu, çıkar, menfaat, nefis, şeytan ve paranın hüküm sürdüğü bu günlerde Allah’ın bizi imanlı bir vicdan sahibi etmesini diliyorum

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder